30 Temmuz 2011 Cumartesi

True Story


 There are dozens of story about 9/11 attacks but this one surely deserves to be heard. The story is taken from a random newspaper. The first divorce directly after September 11th terrorist attacks has been filed in New York. It appears a guy with an office on the 103rd floor of the World Trade Center spent the morning at his girlfriend's apartment with his phone turned off. he wasn't watching TV either. When he turned his phone back on at about 11am, it rang immediately. It was his hysterical wife, "Are you OK? Where are you? " He said, "What do you mean ? I'm in my office of course!"

22 Temmuz 2011 Cuma

Yakup Abi ve Sağlık


biliyorum ki birisi ekranıma dokunduğu zaman bunu birşeyi göstermek için yapıyor ama lütfen yapmayın arkadaşlar. ben sizin gözünüze parmağımı sokuyor muyum? birşeyi işaret etmek için başka yöntemler var.


birgün bütün okul olarak yanımızdaki bir hastaneyi ziyarete gittik. kızılay haftası gibi birşey idi sanırsam. kan bağışı kampanyaları, bedava aşılar, hastaların nasıl tedavi edildiği bunun gibi birsürü şey. son olarakta diyaliz makinesine bağlı olan hastaların koğuşunu gezdik. ıstırapları yüzlerinden okunan insanları görmek gerçekten üzücüydü. o günkü geziden ben ve iki kızarkadaşım bayağı etkilenmiştik.

ertesi günü yanıma bu ikisini alıp sağlık ocağına gidecektik. orada iki şahit ( benim yanımdaki arkadaşlar ) huzurunda bir belge imzalıyorsun ve sana bir kart veriyorlar. prosedüre göre bu kartı yanından hiç ayırmaman lazım. doktorlar bu kartı görüp senin organ bağışçısı olduğunu öğrenip ona göre organlarının bağışlanmasını falan ayarlıyorlar.

sokağa çıkıp önüme gelen ilk taksiyi çağırdım. kapıyı açtım öne geçtim bir de ne göreyim: Yakup Abi.

- Abi ne oldu hani senin ehliyet gümlemişti burda ne yapıyon? (bkz: Yakup Abi)

- Bir arkadaşımın yerine bakıyorum koç. sen nereye gidiyorsun?

- Sağlık ocağına gidiyoruz. bla bla bla.. organ bağışı bla bla bla...

arkadaki arkadaşlarımın onayıyla hikayemi anlattım. Yakup Abi: " Lang oglum siz delirdiniz mi?"

- Organ bağışçısı olmayın. eğer doktorlar organ bağışçısı olduğunuzu öğrenirse sizi kurtarmak için fazla çabalamazlar. o organ bağışı olayı kolayca sana karşı kullanılabilir. herşey çıkar ilişkisi için. bence tam bir saçmalık hayatım bir boka değmez ama organlarım çok değerli. böyle bir kumar oynamazdım sizin yerinizde olsaydım. Gencecik insanlarınız bla bla bla...

o gün sağlık ocağına gitmedik. bizimkiler de zaten hemen fikir değiştirdi. onun yerine gittik sinemaya avatar'ı izledik. Allah seni bildiği gibi yapsın Yakup Abi








        11 Temmuz 2011 Pazartesi

        8 Temmuz 2011 Cuma

        Greenpeace Yakup Abi

        Ya uzayda nefes almak mümkünse ama sadece biz kaçmayalım diye bu bilgiyi gizliyorlarsa?


           Dersten çıkmıştım ve öğlen yemeğimi yiyebileceğim bir yer arıyordum. Üniversitenin ücretsiz servisleri her zaman taksime bırakır. Taksime gidip Balkan Lokantasında yiyeyim bari dedim. Güzel mekan ama dikkat edin tepesi atmış bir adam var orada yemek servis ederken laf edebilir. Önem vermeden geçin zira herkese öyle davranıyor o. İşin getirdiği stres veya micazına bağlıyorum. Herneyse İstiklal Caddesi her zamanki gibi kalabalık ve bu güzel güneşli günde kendimi hareketli dünyanın bir parçasıymışım gibi hissetmeme neden oluyor. 

          Öyle salak salak yürürken bir el omzuma dokunuyor. Normalde broşür dağıtan gençler oluyor ama bu sefer bir baktım Yakup Abi! Greenpeace tişörtü var üstünde elinde de anketler naber lan puşt diyor bana. Nasılsın iyisin merasiminden sonra Yakup Abi'ye diyorum "Hayırdır Abi sen böyle hayır işleri de mi yapardın ? " . Yakup Abi'nin cevabı o günkü yakup ve pislikleri kotasını dolduracak seviyede " Yok lan banane ölen balinalardan ya da kaç santiminden. Greenpeace çevre örgütünün kaçta kaçı kız haberin var mı lan? " gülüyor pis pis suratıma bakıp " Olm yarısından fazlası cıbır ve bunların kişilikleri merhametli, zayıf karakterli ve kolay inanan gerçekten sömürülesi iyi insanlar. Buradan kaldıracağım kızları bir düşünsene! "

          Hadi kolay gelsin diye ayrılıyorum yanından. Yürürken arkama bakıyorum yanındaki çalışan greenpeace kızına birşeyler diyor gülerek. Düşünüyorum adım adım ilerlerken.. Acaba dünyada böyle pislik insanlar varken bizim yaptığımız iyi şeyler ne farkedecek? Adam dünyanın en büyük çevre örgütüne sadece kız kaldırmak için girmiş ya!

        28 Haziran 2011 Salı

        Time to put a Cork in it




        A cork radio station was running a competition. Words that weren't in the dictionary yet could still be used in a sentence that would make logical sense. The prize was a trip to Bali.

         DJ: 96FM here, what's your name?
         Caller: Hi, me name's Dave.
         DJ: Dave, what's your word?
         Caller: Goan... spelt G-O-A-N, pronounced 'go-an'.
         DJ: ....You are correct, Dave, 'goan' is not in the dictionary. Now, for a trip to Bali: What sentence can you use that word in that would make sense?
         Caller: Goan f**k yourself!

        The DJ cut the caller short and took other calls, all unsuccessful until:

         DJ: 96FM, what's your name?
         Caller: It's Jeff
         DJ: Jeff, what's your word?
         Caller: Smee... spelt S-M-E-E, pronounced 'smee'.
         DJ: .... You are correct, Jeff, 'smee' is not in the dictionary. Now, for a trip to Bali: What sentence can you use that word in that would make sense?
         Caller: Smee again! Goan f**k yourself!

        25 Haziran 2011 Cumartesi

        Yakup Abi



        Gecenin geç vakti, saat olmuş üç. Herkes zilzurna sarhoş. Taksi çağırılır, duraktan Yakup Abi gelir. Abi dediğime bakmayın pisliğin tekidir. Gerçek anlamda pisliğin özü, hiçbir şaka veya dostça taşlama olmadan. Otuz beş yaşlarında saçlarında bir tutam beyazı vardır saklayamaz hiçbir zaman.  köşeli suratı ortasında kocaman bir burnu ve ağzında da sigarası bu adamı kimse sevmez. Tek başına yaşar ve geçimini bulduğu geçici işlerle sağlar. Adamın hayatı hakkında pek birşey de bilmiyorum, bilmek istemiyorum. Nasılsın Yakup Abi falan dedim. O da bugün pek iyi olmadığını öğleyin duraktan bir taksici arkadaşının şu an sürdüğü araçta başına silah dayayıp canına kıydığını söyledi. Başın sağolsun protokolünden sonra sağol dedi sustu adam.

        Ne olduysa sonra pislik herif hızını arttırdı birden ve deli gibi sürmeye başladı! makas, hatalı sollama aşırı hız gırla gidiyor. Ben ve arkadaşlarım altımıza sıçıyorduk neredeyse. 

        -Yakup Abi NE YAPIYORSUN ÖLDÜRÜCEK MİSİN BİZİ?!!
        - Ne var oğlum ruhu arabadan çıkarmaya çalışıyorum.

        Neyseki polis aracı göründü arkadan. takıldı bize ve kenara çektirdi arabayı. Memurlar Yakup Abiyi kontrol etti, adam dumanlı çıktı. Götürdüler merkeze adamı ayılttılar. Sonra öğrendik ki adam her taksi seferine dumanlı kafa ile başlıyormuş. Bugün ise gitmiş farklı ne idüğü belirsiz birşey, ara sokaktan bir travestiden almış birşeyler. Yakup Abinin sağını solunu şaşırtmış bu belirsiz madde. Şerefsiz Adam az daha bizi de kendisini de öldürüyordu. Yarın sabah haberlerinde E-5 de trajik kaza dört ölü manşetleri görücektik.

        Yakup Abi geceyi merkezde geçirdi bizi de polisler eve bıraktı. Sonradan duydum Yakup Abi duraktan atılmış, milyarlık cezayı da yemiş. Beter olsun. Ama bu tek vukuatı değil. Size yaşayan en zararlı canlı Yakup Abi'nin başka vukuatlarını da anlatıcam bu en hafifi.