1 Mayıs 2011 Pazar

My Story


I hate that guy who annoyingly becomes friends with all of your other friends.


   Dublin / Ireland


  Sessiz evimde gözlerimi açıp tavanı inceliyorum. Bahçeden tok bir araba kapısının kapanma sesi geldi. O eski motorların gürültüsü ile de arabanın gittiğini anladım. Sonunda gitmişti. Artık ev bana kalmıştı. Yokluğunda artık eve hakim olucaktım ama yine de onun gidişinin yarattığı bu boşlukta kötü hisseder miyim diye düşünüyordum. 

  Evi gezdim biraz. Tabakta tost ekmeğinin kırıntıları vardı. Uçağa yetişmeden önce birşeyler atıştırmıştı demek. Tabağı kaldırıp mutfağa götürdüm. Kendime birşeyler hazırlamlıydım. Çayı koydum, iki ekmek attım kızartma makinesine. Tam o anda ışıklar yandı beynimde. Hemen havalimanına gitmeliydim.

  O, uçağa binmeden önce. Onu durdurmalıydım.

  Ceketimi kaptım ve çorapsız halde ayakkabılarımı giyip sokağa fırladım. Ceketimin cebinde her zaman cüzdanım, bozukluklarım ve telefonum falan vardır. O yüzden hızlı çıktım hazırlanmadan. Sokakta deli gibi ileri geri giderken bir taksi gördüm ve çılgınca el salladım. Öndümde durdu "Airport please".

  Taksi yola koyuldu. Telefonumdan onun numarasını tuşladım. Açan olmadı, telefonu kapalıydı. Oflayıp puflayarak taksinin tavanını yumrukladım. Taksici kızgınca bana baktı " Apparently you are not in mood today". Birşey demedim. Huzursuzdum gerçekten. 

  Küçük bir havalimanı var Dublin'in. Hemen güvenlikten geçtim. Yanımda bir sürü yabancı bavullar yabancı insanlar vardı yakınları ile vedalaşıyorlardı. EVET işte orada. Pasaport kontrolünden geçiyordu. Hemen o kırmızı şeritlerin altından geçip pasaport kontrolüne yetişmeye çalıştım. Güvenlik beni durdurdu o anda. Biletim olmadan pasaport noktasından geçemezmişim. Onlara durumu anlatmaya çalıştım ama beni dinlemediler.

  En sonunda onu yakalamıştım ama gözlerimin önünde kayboluyordu. Zarif bavulunu sürükleyerek uçağının kalkacağı kapıyı arıyordu gözleri tabelada. Tam o anda son çare " BRIANNN !!"diye bağırdım. beni duydu. Bana doğru baktı. Şaşırmış gözüküyordu. Şaşırmıştı.


"YOUU HAVE MYY KEEEYYYYYYY" diye bağırdım oda arkadaşıma.

1 yorum: